Ravza-İ Mutahhara
Peygamber Efendimiz (S.A.V.)’in kabr-i şerifini (Hücre-i Saadet) ve onun sadık yaranı Hz. Ebubekir ile Hz. Ömer’in kabirlerini de içinde barındıran bu bölge, müminlerin Resulullah’a olan asırlık hasretlerini dindirdikleri ve salat-ü selamlarını bizzat onun huzurunda, manevi bir vuslat ikliminde sundukları noktadır. Kur’an-ı Kerim’de ve pek çok hadis-i şerifte müjdelenen bu alan, duaların geri çevrilmediği, günahların affı için ilahi rahmet meleklerinin her yanı kuşattığı bir manevi enerji merkezidir. Her yıl dünyanın dört bir yanından gelen milyonlarca Müslüman, bu yeşil halılar üzerinde birkaç dakikalığına da olsa namaz kılabilmek ve kainatın efendisine komşu olabilmek için büyük bir aşk ve edeple buraya akın eder. Ravza, İslamiyet’in birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhunun en saf haliyle tecelli ettiği, Peygamber sevgisinin kalplerde bir kor gibi yandığı ve ruhun dünyevi tüm dertlerden arınarak sükunete erdiği yegane manevi sığınaktır. Bu kutsal mekanda atılan her adımda, Hz. Peygamber’in (S.A.V) ayak izlerini hissetmek ve İslam medeniyetinin sevgi ve şefkat temelli kalbinin tam ortasında durmak, bir müminin hayatı boyunca yaşayabileceği en unutulmaz manevi tecrübedir.


