Hz. İbrahim’in rüyasında aldığı ilahi emir üzerine, ileri yaşlarında kendisine lütfedilen biricik evladı Hz. İsmail’i Allah yolunda feda etmeye niyetlenmesi ve Hz. İsmail’in bu ağır imtihan karşısında zerrece tereddüt etmeden “Babacığım, sana emrolunanı yap, inşallah beni sabredenlerden bulacaksın!” diyerek sergilediği eşsiz tevekkül, burada büyük bir ilahi mükafatla, yani gökten bir koçun indirilmesiyle neticelenmiştir. Kurban ibadetinin manevi, ahlaki ve hukuki temellerinin atıldığı bu bölge, her yıl Kurban Bayramı süresince milyonlarca müminin İslami usullere tam uygun şekilde kurbanlarını eda ettiği dünyanın en büyük ve en düzenli dini organizasyon merkezine dönüşür. Günümüzde bu mekan, Suudi Arabistan hükümeti tarafından inşa edilen, içerisinde binlerce kasabın aynı anda hizmet verebildiği son derece modern, hijyenik ve yüksek teknolojik kapasiteye sahip devasa kesimhanelerle donatılmış durumdadır. Bu tesislerde kesilen kurbanların etleri, en sağlıklı koşullarda, el değmeden şoklanarak uçaklar ve gemiler vasıtasıyla dünyanın en muhtaç bölgelerindeki, savaş ve kıtlık pençesindeki ihtiyaç sahiplerine birer hediye olarak ulaştırılmaktadır. Mekanü Zebih, müminlere sadece bir kurban ritüelini değil, aynı zamanda mülkün, canın ve evladın gerçek sahibinin yalnızca Allah olduğu bilincini ve O’nun rızası için her şeyden vazgeçebilmenin ruhani yüceliğini aşılayan, teslimiyetin ete kemiğe büründüğü en özel tefekkür durağıdır.


